Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
YENİ ATAMA, YENİ ÇEVRE VE SOSYAL UYUMLULUK
 
            Her yıl binlerce Emniyet çalışanı Genel Atama döneminde bir ilden başka bir ile tayin olmaktadır. Bir şehirden başka bir şehire taşınma, o ilin sosyal ve kültürel değişiklikleri aile içinde tüm bireyleri etkilemekte, eş ve çocukların bu sosyal uyuma ayak uydurmasını beraberinde getirmektedir. Daha önce bulunmadığımız, havasını solumadığımız her yer konfor alanımız dışındadır. Yeni bir okul, yeni bir iş hatta yeni bir sosyal ortam. Yapmamız gereken bilinçli bir şekilde hareket etmek ve olabildiğince rahat tavırlar sergileyerek bu yeni alanları en kısa sürede konfor alanlarımıza dâhil etmektir. Kişi en çok bildiği, alışkın olduğu, daha önce yaşadığı, havasını soluduğu yerlerde kendini güvende hisseder ve en çok buralarda rahattır, huzurludur. Konfor alanları olarak nitelendirilen bu yerler, bizim sınırsız rahatlığı yaşadığımız yerlerdir. Yeni bir şehire adaptasyon sorununu tüm aile bireyleri yaşamaktadır. Özellikle çocuklarımız bunu daha belirgin şekilde hissedip yaşamaktadırlar. Çocukların okulu, öğretmeni, arkadaş grubu değişiyor ve alışılan her şey değişmek zorunda kalıyor. Çocuklarımızı alışkanlıklarından koparmak biraz zaman alıyor. Çünkü çocuklarda genel bir kaygı durumu ortaya çıkıyor acaba yeni okulum nasıl olacak, öğretmenlerim nasıl olacak, nasıl bir sınıfa verileceğim sınıf arkadaşlarım beni benimseyecekler mi, yoksa beni dışlayacaklar mı ve buna benzer düşünceler çocuklarımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Yapmanız gereken gideceğiniz ilin, bütün okullarının eğitim durumlarını araştırmanız ve çocuğunuza uygun bir okul bulmanızdır.
 

Anne baba olarak çocuklarımızın bu tür sorunları yaşamamaları adına çocuklarımızla biraz daha kaliteli zaman harcamamız onların sorunlarını ciddiye alarak, yeni bir sosyal yaşama hazırlamamız önem arz etmektedir.
 
Daha önce hiç bulunmadığımız yabancı bir ortama girdiğimizde kendimizi ister istemez tedirgin hissederiz. Birden bire ayak uyduramayız ve adaptasyon sorunu yaşarız. Bu sorun kimileri tarafından hızlı bir şekilde çözülebilirken, kimileri ise adaptasyon sorununun çözümü için uzun bir sürece ihtiyaç duyabilir. Bu durum kişinin yapısı ile ilgilidir. Ancak ne kadar rahat bir yapıya sahip olursak olalım, ilk defa bulunduğumuz bir ortamda sıkıntı yaşayabiliriz. Zaten bu durum da normaldir, olağan kabul edilir. Önemli olan bu yeni ortama en kısa sürede alışıp, adaptasyon süresini minimize etmektir. Yani bir bakıma bu ortamın havasını, en kısa sürede sahiplenmektir.
 
Ancak unutulmamalı ki tüm bu adaptasyon sorunları 1-3 ay arasında değişiyor. Yeni bir ortama girdiğimizde pek çok ruh halini bir arada yaşarız ve yansıtırız. İlk etapta en olağan ruh haliyle hareket ederiz yeni dâhil olduğumuz alanda. Tedirginizdir. Değişkenlik gösteren bu ruh haliyle kimimiz soluduğu havayı bile kuşkuyla çeker içine. Gözlerinden mimiklerine kadar yansıtır ruh halini. Hemen anlayabilirsiniz endişesini. Bu endişe belli bir gerilime bile neden olabilir bulunduğu ortamda. Çünkü tedirginken gergindir de. Aynı zamanda meraklıyızdır ve kâşif bir kimliğe bürünürüz. Yeni yaşam alanı hakkında bir sürü soru gelir aklımıza ve bu soruların birçoğunun cevabını de kendimiz veririz. Ki genelde mecbur kalırız cevaplamakta. Çünkü soramayız. Kimimiz acelecidir. Yapılacak bir iş varsa bir an önce halledip çıkmak ister bu yeni ortamdan. Belki de farkında değildir, çıkmak için attığı adımın kaybetmeye yönelik olduğundan. Kimimiz de kalıcıdır.
 
Yaşadığı sıkıntıya rağmen alışmaya çalışır yeni yerine. Bu kitle bilir ki, belli bir alışma sürecinin ardından bu yeni alan da konfor alanlarının kapsamına dâhil olacaktır. Aslında birçoğumuz için geçerlidir bu durum. Pek çoğumuz zor da olsa, girdiği yeni alanı konfor alanına dönüştürür. Ancak kişinin ruh yapısı, istekliliği, bu yeni alanların konfor alanlarına dönüşme sürecinin uzun ya da kısa olmasını etkiler. Kimisi kısa sürede bu yeni ortamla konfor alanını genişletirken kimisi için zordur bu durum. Ancak unutmamalıyız ki; yeni konfor alanlarına ihtiyacımız var. Konfor alanımızın sabit kalması demek, hayat standartlarımızın sabit kalması demektir. Hatta bu düşünce aşırı iyimser olur. Çünkü herkes konfor alanını genişletirken siz genişletmezseniz sahip olduğunuz standartlarında altında kalacaksınız demektir. İvmeli bir biçimde hızını artıran bir otomobilin arkasında sabit hızla hareket ederseniz, aranızdaki mesafe sürekli artar.
Yeni bir okul, yeni bir iş hatta yeni bir sosyal ortam. Elbette bu yeniliklere adapte olmak süreç alacaktır. Ancak işin içinde mecburiyette varsa bu durum kendiliğinden gerçekleşecektir. Karamsarlık yerine çevre ile iletişimi arttırarak kendimize yeni yüzler yeni arkadaşlar bularak konfor alanımızı arttırmalıyız. Aslında hepimiz farkındayız; kişinin statüsü konfor alanlarının çokluğuyla doğru orantılıdır. Daha önce havasını solumadığınız pek çok yer konfor alanınız olmak için sizi bekliyor. Ne olmadığınız değil, ne olamadığınız, ne yapmadığınız değil ne yapamadığınız sizi üzer. Kâşif bir ruh haliyle açılın yeni diyarlara. Açılın ki dünyalar sizin olsun…
Eğer çocuklarınızda ve kendinizde ciddi anlamda adaptasyon sorunu yaşadığınızı düşünüyor ve bunlarla başa çıkmada zorluklar çekiyorsanız gittiğiniz illerde il Emniyet Müdürlüklerinde bulunan Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirlikleri Uzmanlarından yardım alabilirsiniz.
 
ŞANLIURFA İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliği
 
 
  • Polis Radyosu
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • UPEM
  • TUBİM
  • Suç Önleme Sempozyumu
  • UTSAS Sempozyumu
  • İçişleri Bakanlığı
  • BİMER
  • KGYS